Bakan Bilgin, Amasra’da 42 İşçinin Öldüğü Madende Denetim Yapan İş Müfettişleri Hakkında Soruşturma İzni Vermedi

TAMER ARDA ERŞİN – GÜRKAN DEMİRTAŞ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in, Amasra’da 42 işçinin yaşamını yitirdiği madendeki denetimlerini faciadan 3 gün önce bitiren bakanlık müfettişleri hakkında soruşturma izni vermediği ortaya çıktı. Bilgin, soruşturma iznini, “Denetimle illiyet bağı bulunmayan ve teftişten sonraki bir tarihte iş yerinde ortaya çıkan bir aksaklıktan kaynaklandığı anlaşılan 14 Ekim 2022 tarihli kaza ve ileri sürülen iddialarla ilgili olarak kendilerine herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenmesi mümkün değil” gerekçesiyle vermedi.

Bartın’ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait maden ocağında 14 Ekim 2022 tarihindeki grizu patlaması sonucu 42 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin dosyada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, faciadan önce madende denetim yapan iş başmüfettişleri İ.G. ve C.T. hakkında soruşturma izni vermedi. Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘görevi kötüye kullanma’ iddiasıyla başlattığı soruşturmaya ilişkin izin talebine ilişkin Bakan Vedat Bilgin’in 8 Mart 2023 tarihinde verdiği kararda, izin verilmeme gerekçeleri anlatıldı. Kararda, iki iş müfettişinin suçlamaya konu denetimi katliamdan 3 gün önce sonlandırdığı görüldü.

FACİADAN SONRA RAPOR HAZIRLANDI, KESİLEN PARA CEZASI ÖDENDİ

Bakan Bilgin, savcılığa sunduğu “izin yok” kararında, iki iş müfettiş hakkında bakanlık adına yürütülen soruşturmanın sonucuna atıf yaptı. Bakanlık, faciadan 3 gün önce sonlandırdıkları denetimine ilişkin, iki iş müfettişi hakkında faciadan 16 gün sonra, yani 30 Ekim’de rapor hazırladı. İş müfettişlerinin tespit ettiği eksiklikler Bartın İŞKUR İl Müdürlüğü’ne gönderildi ve Amasra Müessesi’ne kesilen idari para cezası facianın ardından ödendi.

Raporda, facianın ardından hazırlanan bilirkişi raporuna da atıf yapıldı. Bilirkişilerin bakanlık müfettişlerine yönelik “Ocağın metan gelirinden hiç bahsedilmediği, metan değerinin yüzde 2’yi geçtiği zaman dilimlerinde ocağın boşaltılmamış olması ile ilgili hiçbir eleştiri yapılmadığı” tespitine karşı bakanlığın hazırladığı raporda, müfettişler şöyle savunuldu:

“Merkezi gaz izleme sistemi kayıtları müfettişlerce yerinde incelendi. Uyarı veren bazı gaz değerleri sorgulandı. İşveren bu tarz uyarıların nedenini yeraltı ile anlık teyit etti ve edilemezse gerekli tedbirlerin ivedilikle alındığını beyan etti. Çalışan cephesi açısından ifadesi önemli olan çalışan temsilcileri de ‘Bir tehlike anında çalışanların mutlaka ayaktan dışarıya çıkarılıyor’ beyan etti. Teftiş sırasında müfettişlerce de fiilen gaz ölçümü yapıldı ve sonucu uygun oldu. Ocak gazları konusunda tehlike yaratacak bazı unsurlar da ortadan kaldırıldı.”

“TEFTİŞ TARİHİNDE TESPİTLER MEVZUATA UYGUNDU”

“Teftiş tarihinde yapılan tespitlerin mevzuata uygun olduğu, bundan dolayı müfettişlerden bu konularda herhangi bir öneri ve eleştiri getirmeleri beklenemez” denilen raporda şunlar kaydedildi:

“Tutanağa 22 numara ile ekli hava ölçüm analiz listesinde, ocağın 25 farklı bölgesinden ölçülen hava hızının mevzuatla belirlenen alt sınır 0,5 m/s’den yüksek, metan gazının ise mevzuatla belirlenen ilk sınır yüzden 1’den düşük olduğu, tutanağa 24 ek numara ile ekli havalandırma defter kayıtlarında görülen günlük gaz ölçümlerinde metan gazının yüzde 1’den düşük olduğu, maden ocaklarında dinamit atımının metan gazı değerlerini ani olarak yükselttiği, bilirkişi raporundan da 14 Ekim 2022 günü saat 18: 15 sıralarında meydana gelen kazaya, 20 dakika önce saat 17: 55’te dinamit atımı yapıldıktan 30 dakika sonra girmesi gereken ateşleyicinin (barutçu) saat 18: 09’da erkenden girerek ikinci bir dinamit atımı yapmasının sebep olduğu, kazadan 20 dakika öncesine kadar (16: 00-17: 55 arası) o bölgede metan değerinin yasal ilk sınır yüzde 1’in altında olduğu anlaşıldı.”

TUTUKLANAN MÜDÜRE İTİBAR ETMİŞLER

Bakanlık raporunda, bilirkişilerin “işletmedeki yetersiz mühendis sayısına ilişkin müfettişlerin bir tespitte bulunmadığı” iddiasına ilişkin olarak ise teftiş sırasında madende yeterli olarak 13 mühendisin bulunduğu yönünde tespit yapıldığı ifade edildi. Rapordan, müfettişlerin, tutuklanan işletme müdürü Selçuk Ekmekçi’nin ve çalışan temsilcilerinin “İş güvenliği uzmanları her vardiyada yer altında görev yapıyor. Ayrıca nezaretçi ve üretim nezaretçileri, iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetliyor. Görülen aksaklıklar yerinde gideriliyor. Uzun sürecek işler organize edilerek kısa zamanda uygun hale getirildi” sözüne itibar ettiği anlaşıldı.

“TEFTİŞTEN SONRA EKSİKLİK OLMUŞ İSE…”

Raporda, müfettişlerin madende mevzuata göre 7 katılımcı yeterliyken uzman, mühendis ve teknik elemanlardan oluşan 21 katılımcıyla iş sağlığı ve güvenliği kurulunun en son 30 Eylül 2022 tarihinde toplandığı tespiti aktarılarak, “Teftiş tarihinde iş güvenliği organizasyonu ve nezaret konusunda iş yerinde bir mevzuata aykırılık tespit edilemediğinden, müfettişlerden nezaret konusunda bir öneri ve eleştiri getirmelerinin beklenemez. Teftiş tarihinden sonra kazanın meydana geldiği tarihte iş yerinde bir nezaret eksikliği olmuş ise bundan müfettişler sorumlu tutulamaz” denildi.

Bakanlık raporunda, bilirkişilerin “metan drenajı ve benzeri konularda tespit veya iyileştirmeye yönelik bir talep, öneri ya da yaptırım uygulanmadığı” iddiasına karşı, “Tutanak ekine alınan sondaj verisine göre, kazanın meydana geldiği düşünülen -320 kalın damar tavan yolunda 10 Ekim 2022 tarihinde yapılan 3 adet 25 metrelik kontrol sondajında metan değerinin yüzde 0,3 ve yüzde 0,2 ölçüldüğünün anlaşıldığı, müfettişlerce yapılan teftişte bu konuda bir mevzuata aykırılık tespit edilemediğinden iddianın aksine talep, öneri ya da yaptırım uygulanması mümkün olmaz” denilerek müfettişler savunuldu.

MÜFETTİŞLER KÖMÜR TOZU KONUSUNDA MEVZUATA AYKIRILIK TESPİT ETMEMİŞ

Raporda, bilirkişilerin “solunabilir ve patlayabilir toz ölçüm sonuçlarının elde edilişi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili bir öneri ya da uyarı bulunmadığı, kömür tozu konusunda tespit veya iyileştirmeye yönelik bir talep, öneri ya da yaptırım uygulanmadığı” iddiasına yönelik, müfettişleri bu konuda mevzuata aykırılık görmediği aktarıldı.

Bilirkişilerin işletmede 10 Ağustos 2022 tarihinde yapılan “metan gazı konsantrasyonu” konulu tatbikata ilişkin müfettişlerin eksiklik tespit etmediği iddiasına karşı bakanlık raporunda, müfettişlerin tatbikata ilişkin mevzuata aykırılık görmediği ve Ekmekçi ile çalışan temsilcilerinin şu ifadelerine itibar ettiği aktarıldı:

“Kuyu başında tahlisiye istasyonu ve yeterli ekipman bulunuyor. Her vardiyada eğitimli tahlisiye ekibi ve acil tip teknikerleri hazır bulunuyor. Mevzuata uygun olarak her altı ayda bir acil durum, kurtarma ve yangın tatbikatları yapılıyor. Yeterli yangın söndürme ekipmanı ve su bağlantısı bulunuyor. Maske kullanımı eğitimi de dahil çalışanlara işe girişte ve yıllık planlara göre gerekli eğitimleri veriliyor.”

“GRİZU PATLAMASI SEBEBİYLE ALAKALI DEĞİL”

Bakanlık raporunda, bilirkişilerin “yapılan teftiş ve teftiş sonuçlarının grizu patlaması olayının sebebi veya önlenmesi ile alakalı olmadığı” iddiasına yönelik olarak müfettişler şöyle savunuldu:

“Bilirkişi raporu, esasen kazanın türü olarak, 14 Ekim 2022 günü saat 17: 55 sıralarında ilk dinamit atımını yapıldıktan sonra ateşleyicinin yeterli süre beklemeden erkenden girerek ikinci dinamit atımını yapmasından kaynaklanan grizu patlamasını işaret ediyor. Havalandırma, gaz ölçümü ve metan geliri, metan drenaj, patlayıcı tozlar, nezaret gibi denetime kusur yüklenen iddialar da grizu patlamasıyla ilgili olarak ileri sürülüyor. Yukarıda açıklandığı gibi, müfettişlerce teftişin yapıldığı tarihte iş yerinde bu konularla ilgili bir mevzuata aykırılık bulunmadığı tutanakla ve ekine alınan belgelerle ortaya konuldu. Yapılan tespitlerin grizu patlamasının sebebi veya önlenmesiyle alakalı olmadığı iddiası gerçekçi değil.”

AKSAKLIKLAR DENETİM SONRASI ÇIKMIŞ

Bakanlık raporunda, Amasra madeninde denetim yapan bakanlığın iki müfettişine ilişkin “… yasal görevlerinin gereğini usul ve mevzuata uygun olarak yerine getirdiği, görevin gereklerine aykırı hareket etmelerinin, ihmal ve gecikmelerinin söz konusu olmadığı, bu nedenle denetimle illiyet bağı bulunmayan ve teftişten sonraki bir tarihte iş yerinde ortaya çıkan bir aksaklıktan kaynaklandığı anlaşılan 14 Ekim 2022 tarihli kaza ve ileri sürülen iddialarla ilgili olarak kendilerine herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle iş başmüfettişleri İ.G. ve C.T. hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 3 ve 6. maddeleri gereğince ‘soruşturma izni verilmemesinin’ uygun olacağı sonuç ve kanaatine varıldı” denildi.

Bakan Bilgin de iki müfettiş hakkında hazırlanan ön inceleme raporunu dayanak göstererek soruşturma yapılmasına izin vermedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir