Bankacılığın özünü değiştirecek dönemin henüz daha başındayız

Şebnem TURHAN

Teknolojideki gelişimler ve pandeminin etkisi bankacılık sektöründe dijitalleşmeyi hızlandırdı ve bankalar kendi teknoloji şirketleriyle yeniliklerin de öncüsü olmaya soyundu. Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Özdinç, dijitalleşme, tüm dünyada sektörlerin iş yapış şekillerini ve müşteri beklentilerini değiştirdiğini belirterek “Bununla birlikte, bankacılığın özünü değiştirecek bir dönemin henüz başında olduğumuzu düşünüyorum. Dijital dönüşüm, değişen yasal düzenlemeler ve mimari dönüşüm fırsatları ortaya koyan yeni nesil bilgi teknoloji uygulamaları değişimi sağlayacak ve Türkiye, bu üç faktörün hepsinde globale kıyasla çok daha şanslı bir konumda” dedi.

DÜNYA’nın sorularını yanıtlayan Özdinç, Yapı Kredi olarak, sektöre yön verecek ürünler yaratmayı ve modern mimari sistemleri ve bulut teknolojilerini kullanarak bunu desteklemeyi ve teknoloji alanında lider olmayı amaçladıklarını söyledi. Sektörde en önemli hamlenin doğru zamanda doğru ürünü hayata geçirmek olduğunu kaydeden Özdinç, bir yanda piyasada öncü olmak, diğer yanda piyasanın buna hazır olmasındaki dengenin ürünün başarısında belirleyici faktör olduğunu dile getirdi.

Sürdürülebilirlik ve verimlilik artışının, en önem verdikleri konular arasında yer aldığını söyleyen Özdinç, “İklim krizi ve çevre konularını önemsiyor, teknolojimizle bunları destekleyebileceğimiz işler için çalışıyoruz. Banka içerisinde her alanda verimliliği nasıl daha çok artırabileceğimizi görüşüyor ve bu alandaki projeleri destekliyoruz. Tüm bunları yaparken çevik bir yapıyla hareket ediyoruz. Daha çevik teknolojiler üretebilmemiz için bankacılık mimarimizi sürekli yeniliyoruz. Tüm bunları yaparken de odağımızda daima müşteri memnuniyetini alıyoruz” dedi.

Tüm yapılanma yeniden tasarlanıyor

Yeni nesil teknolojiler ile modüler mimarilere dönüşüm stratejilerinin, gündemlerinde olan en temel konulardan biri olduğunu dile getiren Özdinç, şunları söyledi: “2019 yılında başlattığımız “Next Generation Banking Architecture Projesi” kapsamında mikroservis tabanlı mimarilere dönüşüm çalışmaları yürütüyoruz. Burada temel olarak tamamıyla ölçeklenebilir ve yeni ihtiyaçlara çok hızlı adapte olabilir bir altyapıya sahip olmayı hedefl iyoruz. Hem uygulamalarımızı hem de yazılım teslimat süreçlerimizi gelecekte daha da çok ihtiyaç duyacağımız bu çevikliği öngörerek tasarlıyoruz. Bununla birlikte, bu çevikliğe sadece teknolojilerimizi değiştirerek sahip olamayacağımızın da farkındayız. Bu nedenle müşteri deneyimine ve yeni iş süreçlerimize de odaklanıyoruz. Tüm yapılanmamızı ve akışlarımızı yeniden tasarlıyoruz.”

Özdinç, bir yandan da servis bankacılığı ve açık bankacılık alanlarının da çok sayıda fırsat barındırdığını düşündüklerini vurgulayarak regülasyonun bu konularda yaptığı son düzenlemeler ile beraber bu alanlarda da yakın zamanda hayatımıza girecek çok sayıda yeniliğin öncüsü olmayı planladıklarını kaydetti.

Dijitalleşme, tüm dünyada sektörlerin iş yapış şekillerini ve müşteri beklentilerini değiştirdiğini bankacılık hizmetlerinde de aynı durumun geçerli olduğunu dile getiren Özdinç, “Bununla birlikte, bankacılığın özünü değiştirecek bir dönemin henüz başında olduğumuzu düşünüyorum. Bu dönemi şekillendirecek üç faktör olacağına inanıyorum. Bunlar; pandemi etkisiyle değişen müşteri alışkanlıkları nedeniyle yaşanan dijital dönüşüm, dijital dönüşümü destekleyecek şekilde değişen yasal düzenlemeler ve tüm bu gelişmelerle birlikte mimari dönüşüm fırsatları ortaya koyan yeni nesil bilgi teknoloji uygulamaları. Türkiye, bu üç faktörün hepsinde globale kıyasla çok daha şanslı bir konumda. Finansal tüketicilerin adaptasyon hızı, regülasyonların destekleyici duruşu, genç ve dinamik insan kaynağı ile gelen çeviklik fırsatları, dünyadaki rakiplerimizle karşılaştırıldığımızda bizi birkaç adım öne taşıyor” dedi.

Yatırım danışmanı bot’lar öne çıkacak

Gökhan Özdinç, yapay zekâ uygulamalarının, bankacılık sektöründe iş süreçlerini, yöntemlerini ve verimliliği derinden etkilediğini belirterek “Müşterilerin tüm finansal servis deneyimini iyileştiren akıllı otomasyonlar, hizmet sürelerini iyileştiren uygulamalar ve destek servisleri; makine öğrenmesi, doğal dil işleme, derin öğrenme ve robotik yöntemlerin kullanıldığı teknolojilerle mümkün oluyor.

Önümüzdeki dönemde kişisel asistanlara entegre edilmiş, bankacı bot uygulamalarının ve kişisel yatırım danışmanlığı verecek botların ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Müşterilerimizin dijital ikizlerinin yönetildiği, müşterinin yapacağı bir sonraki bankacılık işlemini tahmin eden kişiselleştirilmiş, pro-aktif yapay öğrenme modellerinin geliştirilmesini hedefl iyoruz” diye konuştu. Özdinç, “Para transferi ve ödemeler gibi adet başına finansal büyüklüğü düşük ama kullanım sıklığı yüksek işlemlerde hız, kolaylık ve maliyet avantajı sağlayan inovasyonları çok sayıda görüyoruz. Büyük finans kuruluşları bu konuda çözümler üretmekte gecikince, hızlı hareket edebilen fintechler boşluğu dolduruyor. Fintechlerin sunduğu çözümler, ilk başlarda bankalar için rakip olarak görüldü. Ama bir süre sonra fintechlerin tek başlarına sürdürülebilir bir büyüme sağlamakta zorlanacağı belli oldu. Çünkü bankalar, sundukları hizmet çeşitliliği ile işlem maliyetindeki rekabete, teknoloji yatırımlarıyla da inovasyondaki rekabete karşılık verebilir durumdaydı. Bankacılık sektörü ile çevik ve inovatif hizmetler sunan fintech sektörünün iş birliğinden bahsediyoruz artık. Bu gelişim doğrultusunda, müşteri hayatını kolaylaştıracak ve verimlilik sağlayacak fintech çözümlerini önümüzdeki dönemde daha çok göreceğiz” dedi.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.